LOKMAN ŞAHİN

İCO-İDO

İCO

İlk Para Teklifi (ICO), kripto para birimi endüstrisinin İlk Halka Arz (IPO) ile eşdeğeridir. ICO’lar, yeni bir jeton, uygulama veya hizmet oluşturmak için para toplamak isteyen bir şirketin ICO ile başlattığı para toplama yöntemi olarak işlev görür. İlgilenen yatırımcılar teklifi satın alabilir ve şirket tarafından verilen yeni bir kripto para jetonu alabilirler. Bu jeton, şirketin sunduğu ürün veya hizmeti kullanmak için bazı faydalara sahip olabilir veya sadece şirket ile ilgili bir projedeki bir hisseyi temsil edebilir.

ERC-20 Token Standard gibi yeni bir kriptografik varlık oluşturmak için gereken geliştirme sürecinin çoğunu soyutlayan teknolojiler nedeniyle ICO’ların yapılandırılması kolaydır. Çoğu ICO, yatırımcıların, fonları depolayan ve yeni jetonda daha sonraki bir zamanda eşdeğer bir değer dağıtan akıllı bir sözleşmeye para (genellikle Bitcoin veya Ethereum) göndermesini sağlayarak çalışır. Küresel bir yatırımcı havuzundan para aldığınız için, ICO’larda toplanan tokenler astronomik olabilir.

ICO Temmuz 2014’te gerçek anlamda kullanıcıların dikkatini çekmiştir. Bu dönemde Ethereum 18.4 milyon dolara yükseldi ve yeni bir ICO çağına girildi.

Ethereum’un başarısı ile ICO’lar, bir şekilde projeye entegre edilmiş bir token olarak kripto projesinin gelişimini finanse etmek için fiili yöntem haline geldi.

2013’ten beri ICO genellikle yeni kripto para birimlerinin geliştirilmesini finanse etmek için kullanılmaktadır. Önceden oluşturulmuş jeton, talep varsa tüm kripto para borsalarında kolayca satılabilir ve takas edilebilir.

ICO Nasıl Çalışır?

Bir kripto para birimi girişimcisi ICO aracılığıyla para toplamak istediğinde, genellikle projenin ne hakkında olduğunu, projenin tamamlanmasının ardından ne kadar paraya ihtiyaç duyulacağını, kurucuların kaç sanal tokenini tutacağını, ne tür para kabul edileceğini ve ICO kampanyasının ne kadar süreceğini hesaplamalıdır.

ICO kampanyası sırasında, projenin meraklıları ve destekçileri, projenin bazı jetonlarını dijital para birimi ile satın alır. Bu madeni paralara jeton denir ve yatırımcılara satılan bir şirketin hisselerine benzer. Toplanan para firma tarafından talep edilen asgari fonları karşılamıyorsa, para destekçilere iade edilebilir ve ICO başarısız sayılır. Finansman gereklilikleri belirtilen zaman dilimi içinde karşılanırsa, toplanan para projenin hedeflerini gerçekleştirmek için kullanılır.

ICO ve IEO Arasındaki Farklar Nelerdir?

  • ICO token düzenleyicilerinin web sitesi görevini görürken, IEO bir borsa platformudur.
  • ICO farklı projeler arasında değişkenlik gösterebilir. IEO borsa kullanıcılarını AML(Risk Yönetimi) ve KYC(müşteri Tanıma)’ye göre yönlendirir.
  • Kişisel satış ICO’da projedeki geliştiriciler tarafından sağlanırken, IEO’da ise bu işlemler sadece kripto para borsaları üzerinden sağlanabilir.
  • ICO şirketlere pazar ihtiyacını karşılamak için yüksek projeler üzerinden kullanıcıların dikkatini çekerek para toplamak zorundadır. IEO ise bunu sadece borsa siteleri üzerinden direk kazanç elde edebilir.
  • Kişisel satış sonrası token listeme işlemi için ICO borsaya kendi ulaşmalıdır; IEO’ya ise listelendiği her borsa sitesinden ulaşılabilir.

KAYNAK : BITLO.COM (“https://www.bitlo.com/rehber/ico-nedir”)

İDO

İlk olarak geleneksel borsalarla merkeziyetsiz borsalar (DEX) arasında ciddi farklar bulunduğunu belirterek başlayalım. Merkeziyetsiz borsalarda emirler emir yapıcılar ve emir alıcılar üzerine kuruludur. Merkeziyetsiz borsalardaki likidite eksikliğinden dolayı kaymalar sıklıkla oluşur. Bu yüzden çok fazla ziyaretçi merkeziyetsiz borsalarda bulunmaz.

Yazılımcılar, bu problemi çözmek için merkeziyetsiz borsalar kurmaya karar verdiler. Borsalar likidite havuzları üzerinden işlem yapanların borsada listelenen token’ların değişiminin yapılmasına olanak sağlar.

Örneğin USDC/ETH havuzları, yatırımcıların USDC tokenlarını Ethereum (ETH) veya başka token’larla değiştirmelerine olanak sağlar. Aynı zamanda yatırımcılar, Ethereum (ETH) ve USDC sağlayarak likidite havuzuna katkı sağlar. Bu sayede borsalar, her bir fiyat seviyesi için anında kaynak sağlar.

Token için likidite önemli bir kavram olduğu için merkeziyetsiz borsalar, ilk arzlar için gereken likiditeyi sağlar.

Doğal olarak, bZx ve UMA platformları, likidite sağlamak için IDO’dan faydalandılar. Diğer şekilde açıklarsak, IDO’lar proje tokenlarını merkeziyetsiz borsalarda listelemesi anlamına gelir.

İlk borsa arzı (IEO), projelerin merkezi borsalar (CEX) üzerinden token’larını listelemelerine olanak tanıyor. Ama bunun sonucunda çok sıkı yönetmeliklerle karşılaşıyorlar, bunlar:

-Rakip borsalarda listelemenin olmaması,

-Belli miktarda token değişimine olanak tanımak ya da büyük ücretler ödemek,

-Kitlesel fonlamanın ölçeğinin kontrol edilememesi

IDO’nun Avantajları

IDO’nun avantajları şu şekilde sıralanabilir:

Anında Likidite Sağlanması

Tokenların hayatta kalabilmesinin ilk koşulu, anında likiditeye erişimine bağlıdır. Tarih bizlere tokenlardaki likidite sıkıntısının fiyatlara korkunç etkisini bize gösterdi. Bu yüzden likidite havuzları, herhangi bir kayma olmadan her bir fiyat seviyesi için likidite vaat eder. Öncelikle projelerin belli bir likidite miktarını sağlamaları gerekiyor.

Tokenlarla Anında İşlem Yapılması

Token arz edildiğinden beri yatırımcılar kolayca piyasaya sürülen tokenlar üzerinden işlem yapabilir. Bu sayede yeni tokenlar IDO esnasında daha yüksek fiyattan satabilirler.

Kripto para haberlerinde zaman zaman merkezsiz borsalarda listelenen projelerde kaydedilen fiyat artışlarına dikkat çekiliyor. Örneğin UMA protocol, tokenlarını merkeziyetsiz borsada listelemişti. Sonuç olarak, fiyatı kısa bir süre içinde 26 centten 2 dolara kadar çıktı.

Ama bu özellik içinde ciddi dezavantaj bulundurur. Likidite havuzları, bonding curve modelinden faydalandıkları için tokenların fiyatı swap işlemleri sonucu düşürülebilir. Bunun sonucu olarak fiyatlarda hareketlilik oluşur.

Düşük Maliyetler

Bazı borsalar, tokenların listelenmesi için bir milyon dolara kadar ücret isteyebilir. Ayrıca borsalar, token listelemesi konusunda çok seçici davranır. Bu da bir nebze sansürü gösteriyor. Ama eğer projeler merkeziyetsiz borsalar kullanırsa, kontratı çalıştırmak için birkaç Euro öderler. Bu sayede akıllı kontratlar, likidite havuzuna erişim sahibi olur.

Açık ve Eşit Kitlesel Fonlama

Fonlama için IDO yönteminden faydalanan projeler, operasyonları için yatırımlara ihtiyaç duymaz. Özellikle yatırımcıların tokenların çoğunu düşük fiyattan alıp arz olduktan sonra sattıkları düşünülürse, yatırımcılar için güzel bir kâr fırsatı oluşturuyordu. Ama birçok küçük yatırımcı bunun sonucunda ciddi zarar görüyordu.

IDO’da ise herkes kitlese fonlamaya katılabilir. Tabi ki de bunun ciddi dezavantajları bulunuyor. Şu an dezavantajlarına bakalım.

IDO’daki Sorunlar Nelerdir

IDO’larda ne kadar potansiyel olsa da, belli başlı sorunlara dikkat etmekte fayda var.

Kontrol Mekanizmalarındaki Eksiklik

İlk sorun, kontrol mekanizmalarındaki eksiklikten oluşur. Tüm kitlesel fonlama projelerinde belli bir seviyede kontrolü tutmak istersiniz. Ama IDO’da bu mümkün değildir. Bu yüzden fiyatlar swap yapıldığı sürece oynayabilir.

Ayrıca balinalar tokenların çoğunu alıp yönetişim özelliklerini ciddi oranda mahvedebilir. Bu yüzden güç elde etmek için çok kullanılır.

Diğer sorun ise uyumluluk konusunda yaşanıyor. Kitlesel fonlamanın geçerliliği için, yatırımcılar için belli başlı bilgileri sunmanız lazım.

Bu yüzden kitlesel fonlamalarda ne kadar token alındığı konusunda kontrol yoktur. Ayrıca bonding curve modeli yüzünden ne kadar paranın oluşturulduğu üzerine herhangi bir kontrol yoktur.

Anlık Fiyat Hareketlenmeleri

Token fiyat hareketleri ilk token alındığı zaman gerçekleşit. Bu yüzden yüksek fiyatlara ulaşmadan önce birkaç kişinin eline geçer. Bu yöntemler borsalarda listelenme olduğu anda alım satım yapan botlar, ağları spamlama ve kâr için ellerinizdeki tokenları başka yatırımcılara satma olarak gerçekleşir.

Likidite Çekme İşlemleri

Likidite çekmeler, IDO’ları en çok zorlayan konulardan birisi olarak görülür. Yatırımcılar swap listelemelerine girmek için hızlıca hareket etmek zorunda kalıyor. Bu sayede dolandırıcılar kendi tokenlarına başka tokenların simgesini verebilirler. Bu sayede dolandırıcılar belli tokenları kendi ceplerine atabilir. Sonuç olarak yatırımcılar değersiz tokenları tutmak zorunda kalır.

IDO’nun Geleceği?

Kısacası IDO’lardaki sorunlar bu şekilde sıralanabilir:

-Balinalar yüksek alımlar yaparak platformda kontrolü sağlayabilir.

-Ani fiyat hareketlenmeleri eşit bir ortam yaratmaz.

-Zaman baskısı yatırımcıları yanlış tokenlara yönlendirebilir.

Kısacası, IDO için kontrol mekanizmaları, kitlesel fonlama süresi boyunca sabit bir fiyattan tutulabilir. Bu sayede kimin tokenları aldığı konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.

KAYNAK : COINKOLIK.COM (“https://www.coinkolik.com/initial-dex-offering-ido-nedir-ido-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/”)